Gönder
İptal veya Değişiklik

Divan Adana

En iyi fiyatlar için

Yerel Saat

Hava Durumu

Divan Adana Adres

Adres

Çınarlı Mahallesi, Turhan Cemal Beriker Bulvarı No: 33 01120 Seyhan Adana

Telefon: +90 322 342 1700
Fax: 0 322 342 1799
info.adana@divan.com.tr
sales.adana@divan.com.tr

Divan Adana Otel

Çınarlı Mahallesi, Turhan Cemal Beriker Bulvarı No: 33 01120
Seyhan Adana

Yakın Çevre

Geniş ve verimli bir tarım arazisi olan Çukurova’nın merkezinde yer alan Adana, tarih boyunca medeniyetlerin iz bıraktığı ve bu sayede zengin ve köklü bir kültürün geliştiği bir şehir olmuştur. Bölgedeki arkeolojik kalıntılara göre şehrin tarihi 3000 yıl öncesine dek uzanmaktadır. Adana aynı zamanda Çukurova bölgesinin ilk şehirlerinin kurulduğu yerdir. Bilinen ilk yönetimi Hititlerin elindeyken, daha sonra Asurlular, Persler, Selevkoslar, Romalılar ve Ermeniler de bölgede hüküm sürmüştür.

Adana’nın tarihi önem taşıyan veya modern şehirciliğin en iyi örneklerinden olan çok sayıda görülmesi gereken yeri mevcuttur. Bunlardan bazıları Divan Adana’nın konumuna yürüme mesafesindedir. Örneğin Adana’nın en önemli varlıklarından olan Seyhan Nehri’ni, dünyanın hala hizmet veren en eski köprüsü unvanını taşıyan Taş Köprü üzerinden yürüyerek geçebilir, şehre ferahlık veren Merkez Parkı’nda soluklanabilirsiniz. Parkın güney ucunda yer alan Sabancı Merkez Camii, dünyada nadir görülen 6 minaresiyle hemen dikkatinizi çekecektir.

Adana’nın modern şehirciliğine kontrast yaratan Eski Adana ise bir zamanlar günlük hayata yön veren Büyük Saat Kulesi’yle ilginizi hemen cezbeder. Kulenin yer aldığı Tarihi Kazancılar Çarşısı, zanaatkarların ustalığını takdir etmek veya Adana’nın meşhur lezzetlerini yerinde tatmak için birebirdir. Şehrin biraz daha dışına uzanmak isteyen ziyaretçileri ise ister Anavarza’nın yerden 200 metre yükseklikteki antik kalıntılarını, ister uluslararası şöhrete sahip Varda Köprüsü’nü görerek Adana’nın çok yönlü yapısını takdir edebilirler.

Yakında Görülecek Yerler

Taş Köprü

Adana’nın simgelerinden biri olarak kabul edilen Taş Köprü, yaklaşık 2000 yıllık bir tarihe sahiptir. Seyhan Nehri’nin üstünde yer alan köprünün inşasıyla ilgili çok fazla bilgi bulunmasa da Hitit İmparatoru Hattusili’nin Suriye’ye giderken Adana’dan geçtiği sırada yaptırdığı düşünülmektedir. Tarih boyunca Saros Köprüsü, Justinianus köprüsü gibi farklı adlarla anılmış olan 310 metre uzunluğundaki bu köprü en son yenileme çalışmalarından sonra motorlu araç trafiğine kapatılmıştır. Taş Köprü, dünyanın hala hizmet veren en eski köprüsü unvanını taşımaktadır.

Ulu Camii

Genel kanıya göre Adana’nın en önemli tarihi eseri olan Ulu Camii külliyesi 1513-1541 yılları arasında Ramazanoğulları Beyliği tarafından inşa edilmiştir. Külliyenin günümüze kadar varlığını sürdüren yapıları cami, türbe, medrese ve selamlık olarak inşa edilen ancak daha sonra burada yapılan tuz satışı nedeniyle Tuz Hanı adını alan çarşıdır. Ulu Camii uzun bir süre boyunca Adana’nın en büyük camisi olarak kalmış, 1998 yılında Adana – Ceyhan depremi sırasında hasar görünce onarımı 2004 yılına kadar sürmüştür. Yapının mimarisi ağırlıklı olarak Selçuklu, Memluk ve Osmanlı üsluplarını taşır. Doğuda ve batıda birer taç kapıdan girilebilen avlusu siyah beyaz mermer taşlarla bezelidir. Caminin özenli işçiliği ve Kütahya ile İznik’ten gelen tarihi çinileri ziyaretçileri en çok etkileyen özelliklerinden bazılarıdır.

Sabancı Merkez Camii

Türkiye’nin, Balkanlar’ın ve Orta Doğu’nun en büyük camisi olarak bilinen Sabancı Merkez Camii, Seyhan Nehri’nin kıyısında yer alır ve şehrin en görkemli yapılarındandır. 1998 yılında hizmete açılan Sabancı Merkez Camii, 52.600 metrekarelik alana ve 28.500 kişilik kapasiteye sahiptir. Klasik Osmanlı mimarisine sahip olmasına ve dış görünümü Sultan Ahmet Camii’ni andırmasına rağmen dünyada az sayıdaki 6 kubbeli camilerden biridir. 4 ders odasına, 10 itikaf odasına ve sohbet odalarına sahip caminin batı kısmında bir de kütüphane yer almaktadır. Özel dini günlerde Sabancı Merkez Camii’ni ziyaret etmeniz durumunda ikram edilen bal şerbetini de tadabilirsiniz.

Aziz Pavlus Kilisesi (Bebekli Kilise)

1880’li yıllarda inşa edilen Bebekli Kilise’nin bu adı almasının nedeni, tepesindeki 2.5 metrelik tunç Meryem Ana heykelinin halk tarafından bebeğe benzetilmesi ve kilisenin halk arasında bu adla tanınmasıdır. Pavlus adına yapılmış bir İtalyan Katolik kilisesi olmasına rağmen kilise Katoliklerin ve Protestanların ibadet etmesi için açıktır. Tepebağ’da yer alan kilisede Pazar günleri 11.00’de, hafta içi her gün ise 08.00’de ayin düzenlenmektedir.

Büyük Saat Kulesi

Yapımına 1879 yılında Adana valisi Ziya Paşa tarafından başlanan, 1882 yılında Vali Abidin Paşa tarafından tamamlanan ve bir modernleşme işareti olarak inşa edilen Büyük Saat, Ermeni mimarlar Krikor Agha Bzdikian ve Kasbar Agha Bzdikian tarafından tasarlanmıştır. Yapıldığı yıllarda, güçlü çan seslerine göre şehirdeki günlük yaşamın düzenlendiği yapı, 32 metre uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun saat kulesidir. Kule, kare prizma şeklinde inşa edilmiştir ve kule duvarları tuğladan yapılmıştır. Dört tarafında da saat kadranı yer almaktadır. Fransız işgali sırasında zarar gören ve 1935 yılında yenilenen kule, günümüzde zanaatkar dükkanlarının yoğun olduğu Ali Münif Caddesi’nde yer almaktadır.

Atatürk Müzesi

Atatürk’ün 15 Mart 1923’teki Adana ziyareti sırasında ağırlandığı bu geleneksel Adana evi, 1981 yılında müze olarak düzenlenmiş ve ziyarete açılmıştır. İki katlı bu yapının alt katında çalışma odası ve kütüphane, üst katında ise sofa, yatak odası, çalışma odası, basın odası, mücahitler odası, oturma odası, Hatay odası, silah odası, yaver odası ve Kuva-yi Milliye odası müze varlıklarının sergilendiği alanlardır. Atatürk Evi Müzesi olarak da bilinen ve Pazartesi hariç her gün ziyarete açık olan müzede heykeller, fotoğraflar, portreler, büstler, silahlar, para koleksiyonları ve Atatürk’ün Adana ziyareti ile ilgili belgeler görülebilir.

Merkez Parkı

Türkiye’nin en önemli şehir parklarından biri olan Merkez Parkı, Seyhan Nehri’nin iki kıyısı boyunca, 33 hektara yayılan bir alanda yer almaktadır. İlk defa 1988’de gündeme getirilen proje, 2004 yılında hizmete açılmıştır. Şehrin büyük gurur kaynaklarından olan park, 400 binden fazla ekili bitkiye, çocuklar için oyun alanlarına, 12 göle, engelliler için özel alanlara, bisiklet ve yürüyüş yollarına ev sahipliği yapmaktadır. Tüm günü yeşillikler arasında, sıkılmadan geçirmek için ideal bir alan olan Merkez Parkı’nda aynı zamanda 2.100 kişi kapasiteli bir amfi tiyatro mevcuttur.

Seyhan Baraj Gölü

Seyhan Nehri’nden enerji elde etmek ve sebep olabileceği su baskınlarını önlemek için inşa edilen Seyhan Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Adana’nın en güzel manzaralarından birini oluşturan Seyhan Baraj Gölü’nün de meydana gelmesini sağlamıştır. Baraj, 25 milyon dolar maliyetle, 1956’da tamamlanmıştır. Seyhan Baraj Gölü, Adana’nın iklimini yumuşatır ve 174.000 hektarlık arazinin sulanmasını sağlayarak tarıma destek olur. Yeşil ve mavinin bir araya geldiği bu iç açıcı bölge, çevresindeki çok sayıda restoran ve bahçeyle ziyaretçilerin tüm günlerini dolu dolu geçirmelerini sağlamaktadır.

Tarihi Kazancılar Çarşısı

Kazan imalatı ve kalaycılar başta olmak üzere türlü zanaatkar dükkanlarının sıralandığı Tarihi Kazancılar Çarşısı’nda akşam olduğunda esnaf kepenklerini indirir ve sazlı sözlü akşam yemekleri başlar. Adana’nın meşhur kebaplarının en çok ilgi görenleri Tarihi Kazancılar Çarşısı’nda yapılmaktadır. Adana kebaptan, sucuk ve ciğere kadar farklı lezzetleriyle ünlü restoranlarla dolu olan bu çarşı aynı zamanda Adana’nın görülesi bir diğer güzelliği olan Büyük Saat Kulesi’ni de barındırmaktadır. Eski Adana’nın atmosferini yaşamak isteyen ziyaretçilerin Tarihi Kazancılar Çarşısı’ndan daha doğru bir destinasyon bulmaları zordur.

Misis Mozaik Müzesi

Misis Antik Kenti’nde yer almış bir bazilikanın zemin mozaiklerinin 1956 yılında bulunması sonrasında, bu mozaiklerin korunması ve sergilenmesi için Misis Mozaik Müzesi açılmıştır. Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan kilisenin duvarları ışığı geçiren cam tuğlalardan oluşmaktadır. Müzede sergilenen, 4. yüzyıla ait mozaiklerde Nuh peygamberin tufandan korumak için gemisine aldığı hayvanlar resmedilmiş, bitki, hayvan ve insan motifleri işlenmiştir. Bu mozaikler ve Misis Höyüğü’nde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan birçok eser Pazartesi hariç tüm günler açık olan Misis Mozaik Müzesi’nde görülebilmektedir.

Varda Köprüsü

Varda Köprüsü, ya da diğer bilinen adlarıyla Alman Köprüsü veya Koca Köprü, yerden 99 metre yükseklikte inşa edilmiş, 172 metre uzunluğundaki ihtişamlı bir köprüdür. İstanbul – Bağdat demiryolunun bir parçası olarak, Almanlar tarafından yapılmış, 1912’de hizmete açılarak Batı ile Doğu’yu bağlayıcı görevine başlamıştır. 4 ayağa sahip bu görkemli taş köprünün inşası 5 yıl sürmüştür. Sadece turistlerin değil Hollywood’un da ilgisini cezbeden bu yapı, Skyfall filminde James Bond’un tehlikeli takip sahnelerinden birine mekan olarak uluslararası şöhrete erişmiştir. Varda köprüsü demiryolu olarak hizmet vermeye devam etmektedir.

Anavarza Kalesi ve Antik Kenti

Çukurova’nın ortasına denk gelen ve en eski bilinen tarihi MÖ 19 yılına dek uzanan Anavarza Antik Kenti birçok medeniyetten kalıntılar barındıran, saklı hazine değeri taşıyan bir bölgedir. Anavarza Kalesi, Çukurova’nın en etkileyici oluşumlarından biri olan 200 metre yüksekliğindeki bir kaya kütlesinin üstünde yer almaktadır. Tarih boyunca Romalıların, Arapların, Ermenilerin ve Türkmenlerin eline geçen, birçok savaş ve istila atlatan kentin, etrafını çevreleyen duvarların bir kısmı ve kentteki yapıların çoğu yıkılmış olsa da kale ve surlarının büyük kısmı günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.