Antik Halicarnasssos’un üzerine yeralan Bodrum, M.Ö. 1000 ‘de kurulmuş ve kent M.Ö. 4. yüzyılda Hecatomnid hanedanının yönetiminde en refah dönemini yaşamış. Hecatomnis hükümdarlarının en ünlüsü tartışmasız Mausolus olmasına rağmen hanedan üç de olağanüstü kraliçe çıkarmış: Büyük Artemis, Genç Artemis (her ikisi de Rodoslular ve Perslerin kıyılarına saldırdığı savaşta üstün yetenekler sergilediler) ve Büyük İskender’in yakın arkadaşı olan Ada. Antik çağa ait yedi harikadan biri olarak kabul edilen muhteşem mozoleyi Genç Artemis tamamlamış. Ne yazık ki bu şahaserden sadece küçük bir bölüm günümüze ulaşabilmiş. Bodrum günümüzde denizden esen meltemin özgürce sızdığı dar sokakları, mor begonvillerin süslediği beyaza boyalı evleri ile ünlü bir turist merkezi. Büyüleyici sualtı arkeoloji müzesine ev sahipliği yapan St. Peter Kalesi ise yüzyıllardır kentin üzerindeki hakimiyetini koruyor.
Gümüşlük / Myndos
Gümüşlük köyü antik Myndos şehri üzerine kurulmuş. Bir kaç liman kalıntısı ve harika bir kapı karkası dışında Myndos’tan pek de bir şey kalmamış bugüne. Bununla beraber dünyada çok az şey Bodrum yarımadasının en ucunda oturup Gümüşlük’ün mükemmel restoranlarının tadını gün batımıyla paylaşmak kadar güzel olabilir. Bir akşam üstü Divan Bodrum’dan Gümüşlük’e gitmek son derece keyifli ve huzurlu anlar yaşatacaktır size.
Bargylia
Bodrum’un merkezine çok yakın olmasına rağmen, Bargylia’nın, çok az kişi tarafından bilinmesi, etkileyici kalıntıları ve kolay ulaşılabilen konumu göz önüne alındığında çok garip geliyor ziyaretçilerine. Kent, üzerine yerleştiği dik tepenin sayesinde hoş bir manzaranın seyrine dalmak isteyenlere de hitap ediyor. Görülmeye değer harabeler arasında şehir surlarının kalıntıları, heybetli Bizans istinat duvarı ve zeytin ağaçları ile süslenmiş büyüleyici tiyatro sayılabilir. Bargylia, özellikle zambakların oluşturduğu bir halı ile kaplandığı ilkbahar aylarında güzelliğinin doruğuna ulaşıyor.
Milas
Milas, Kral Mausolus’un bu onuru Bodrum-Halicarnassos’a taşımasından önce, Karyalı Hecatomnid hanedanın baş şehri olan antik Mylasa kenti üzerine kurulmuş. Şanlı geçmişini yansıtan çarpıcı anıtların başında sayılan Zeus Tapınağı, bugün sadece heybetli bir platform ile tek başına duran ve günümüzde leylekler tarafından yuva olarak kullanılan sütundan ibaret kalmış. Zeus tapınağının dışında ören yerindeki önemli eserler arasında Balta Kapısı olarak bilinen şehir kapısı ve Gümüşseken olarak tanınan dikkat çekici bir mozole sayılabilir. İnanılmaz derecede iyi durumda ulaşmış mozole bugüne. Bu da bize Mausolus’un orjinal mezarının nasıl görünüyor olabileceğine dair bir fikir edinme şansı veriyor. Milas ikinci baharını 14. yüzyılda Menteşe emirliğinin başşehri yapıldığı zaman yaşamış; kent o dönemlerde büyük bir hanın ve Ulu Camii’nin yapımıyla eski ihtişamlı günlerine ger dönmüş.
Labranda
Batı Türkiye’deki en muhteşem antik kentlerden biri olan Labranda’da göreceğiniz anıtlar, dağın yamacında yüksek platformun üzerine dizilmişler. Aslında bir kentten çok, dikkat çekecek kadar fazla erkeksi özellikler taşıyan Karya tanrısı Zeus’a adanmış bir dinsel merkezmiş Labranda.
Euromos
Little remains of the city of Euromos except its splendid Temple of Zeus Lepsynus. Thought to date from the reign of Hadrian (A.D. 117 – 138), it is one of the best-preserved Corinthian temples in Turkey, with fully sixteen of its tall columns still standing in a glade shaded by olive trees, making this a site not to be missed.
Iassos
Iassos is one of the richest ancient sites that lies within easy reach of the Divan Bodrum. It is also one of the oldest, since excavations have revealed quantities of Minoan and Mycenaean pottery dating back to the dawn of the Bronze Age. The city lies on a steep-sided promontory linked to the mainland by a narrow isthmus. A handsome gateway gives access to a very broad agora with a well-preserved bouleterion or council chamber. To the left is a Byzantine fortress with great semi-circular bastions. Beyond the agora are a small Temple of Zeus Megistos and a Byzantine church with floor mosaics. Other monuments include a large theatre (next to which is a fascinating excavated area of narrow streets lined with houses), a fortified acropolis, a lavish Roman mansion with traces of frescoes and a Sanctuary of Demeter and Persephone.